Murat Ağca yazdı: Zirveye yelken açtı

Deniz üstündeki beyaz bir kelebek gibi dalgalarla adeta dans ederek süzülen yüzlerce optimist ve arka fonda tüm ihtişamıyla Bodrum Kalesi… 27 Haziran’dan itibaren 7 Temmuz’a kadar yolu Bodrum’dan geçen herkesin denize doğru baktığında gördüğü enfes manzara, işte buydu!

Arkas Dünya Optimist Şampiyonası için 5 kıtada 61 ülkeden gelen 276 genç sporcu, boyu sadece 2.36, eni ise 1 metreden biraz fazla olan küçücük teknelerin içinde bir o yana, bir bu yana savrularak, 2.5 metre karelik minik yelkenlerine Bodrum’un hiç tükenmeyen tatlı rüzgarını doldurmaya çalıştılar…

İşte o 276 genç optimist içinde milli takımımızın tek kız sporcusu Medine Havva Tatlıcan, Yunan rakibi Kokkinaki ile giriştiği zirve mücadelesinden son gün zaferle çıkarak, Türkiye’ye tarihindeki ilk optimist dünya şampiyonluğunu getirdi. Üstelik 15 yaşındaki Fenerbahçe Doğuş yelkencisi Medine, kızlarda ülkemizin ilk yelken dünya şampiyonluğunun yanı sıra, toplam 276 tekne içinde genel klasmanda da 24. sırayı elde ediyor ve 200’den fazla erkek sporcuyu da geride bırakıyordu.

Bu şampiyona için baştan aşağıya yenilenen Bodrumspor Yelken Kulübü’nde onu karaya dönüşünde Türk bayraklarıyla karşılayanlarla birlikte konuştuğumuz Medine, sanki şampiyon olan o değilmişçesine sakin ve soğukkanlıydı. Oysa O, fazlaca görülmeyen bir kariyere henüz 15 yaşında ulaşmayı başardı. Medine Havva, 8 yaşında başladığı yelkende 7 yıl içinde üç büyük şampiyonada birden kürsüye çıktı.

Eğlenmek için başladı

Eğlence olsun diye ‘hobi’ amaçlı başladığı bu sporda, Türkiye şampiyonlukları sonrası dümeni dünya denizlerine kıran Medine, Avrupa Şampiyonası’da ikincilik elde ederken, Tayland’da açık yarış olarak düzenlenen Asya Şampiyonası’nda ise zirveye çıktı. Avrupa ve Asya’daki başarılarını bu sefer Bodrum’da Dünya Şampiyonluğu ile taçlandıran milli sporcunun başarı hikayesinin başlangıcı da oldukça ilginç…

Köyden şampiyonluğa!

Afyon Dinarlı bir ailenin kızı olan Medine, deniz ile ilk kez 8 yaşında ailesinin İzmir’e yerleşmesiyle tanışmış… “Yelkene başladığımda yüzme bile bilmiyordum.” diyen milli sporcuya, zirveye giden yolu ilk antrenörü Tamer Başlığ açmış. Göztepe Yelken Kulübü’nün baş antrenörü olarak yıllardır İzmir’e yakın köy okullarını ziyaret ederek istekli ve yetenekli gençler arayan Tamer hoca, Medine ve ağabeyi Fahri Can’ı da Göztepe’nin yelken tesislerinin bulunduğu Urla’ya bağlı Torasan köyünde bulmuş…

“Onlara yelkeni anlattık, sevdiler. Önce abisi sonra da Medine ücretsiz yaz kurslarına başladı. Çok yetenekli çocuklardı. İkisi de kısa sürede başarılı yelkenciler oldular.” diyen Tamer hoca, Medine’yi ise şöyle tanımlıyor: “İnanılmaz sakin bir karakteri vardır. Heyecanını da öfkesini de anlayamazsınız. Sakin kalmak başarı için önemli. Şampiyonalarda hep sonlara doğru açılır. Herkes birinci olabilir ama herkes şampiyon olamaz. Medine şampiyon karakterli bir sporcu!”

Medine’nin babası Süleyman Tatlıcan’a da iş bulan Tamer hoca, böylece kısıtlı imkanlara sahip ailenin Dinar’a geri dönmemesi, Medine’nin yelkenden kopmaması için var gücüyle çalışmış. Havva da öyle…

Başarılı oldukça daha çok çalışan milli sporcu, su üstünde her gün saatlerce antrenman yaparak hedeflerine birer birer ulaşıyor.

Hocasını dinleyecek mi?

Peki, Dünya şampiyonluğu ile optimist sınıfına veda eden Medine, bundan sonra kariyerine nasıl devam edecek. Antrenörü Tamer Başlığ, geçen yıl Fenerbahçe Doğuş’a geçen Medine ve abisi Fahri Can’ın yeni bir olimpik sınıfta olimpiyat madalyası hedefiyle birlikte yarışmalarını hayal ediyor. Bakalım Tatlıcan kardeşler, “Birbirleriyle şimdilik anlaşamıyorlar ama bence iki kardeşten daha güzel bir takım olamaz.” diyen Tamer hocanın sözünü dinleyecek mi?

Akdurak: Hepimiz gururluyuz

Türkiye Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, Bodrum’da hem organizasyon, hem de derece olarak başarılı bir Dünya Şampiyonası’nı geride bırakmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Başkan Akdurak, “Uluslararası yetkililer tarafından tarihteki en iyi şampiyonayı yaptığımız ve çıtayı çok yükselttiğimiz söylendi. Bu bizim için büyük bir gurur. Kendi sularımızda, evimizde takımımızla dünya dördüncülüğü ve optimist sınıfında ilk altın madalyayı aldık. Öncelikle sporcularımızın hepsine minnettarız. Bu başarıda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Nice başarıları Türk sporunda, Türk yelkeninde birlikte kutlayacağımıza inanıyorum” diye konuştu. Türkiye’nin dört bir yanında yelkenin yeni yeteneklerini keşfetmek için çalıştıklarını belirten Özlem Akdurak, “Medine Havva kızımız da elde ettiği şampiyonlukla birçok gencimize örnek olacak.” dedi.

Medine’nin teknesi 1907

Olimpik branşlara verdiği önemle fark yaratmayı hedefleyen Fenerbahçe Spor Kulübü, yelkende de Türkiye’nin ilk olimpiyat madalyalı sporcularını yetiştirmek için yola koyuldu.

2018’de kurulan Teos Yelken Kulübü ile yapılan işbirliği çerçevesinde yelkenin altyapısı için yeni yetenekleri kulübe kazandıran Fenerbahçe Doğuş, Fahri Can ve Medine’yi geçen yıl takıma aldı. Medine, Sarı Lacivertli kulübün sunduğu olanakların avantajıyla artık Türk ve dünya denizlerinde 1907 numaralı optimist teknesiyle yarışıyor.

Son 1 yıldır Bodrum’daki Dünya Şampiyonası için çalıştıklarını söyleyen Medine Havva Tatlıcan, “Şampiyonluk için yarıştım ve şampiyon oldum. Artık iyi bir partnerle takım olup, olimpiyat madalyası için yarışmak istiyorum” dedi.

Takımda 4. olduk

Arkas Optimist Dünya Şampiyonası’nın 48 ülkeden 240 sporcunun mücadele ettiği takım yarışlarında ilk gün elemeleri geçen ilk 16 takım arasında yer alan Türkiye, finallerde mücadele etti.

Finallere de iyi başlayan Optimist Milli Takımı sırasıyla Bermuda, Brezilya ve Danimarka’yı yenerek yarı finale çıktı.

Yarı finalde İsveç’e kaybeden Milli Takım 4. sırayı elde etti. Takım şampiyonu ABD olurken, Ukrayna ikinci, İsveç de üçüncülük kürsüsüne çıktı. Genel klasmanda Tayland’dan Weka Bhanubandh birinci, ABD’den James Pine ikinci, İtalya’dan Francesco Carrieri üçüncü oldu.

Görkem Arda Koçak (Galatasaray) yarışmayı 23. sırada, Medine Havva Tatlıcan (Fenerbahçe Doğuş) 24. sırada, Ali Poyraz Özdemir (Galatasaray) 31. sırada, Kutsal Güneş Kurnaz (Tekirdağ Yelken) 82. sırada, Yağız Efe Üze ise (Fenerbahçe Doğuş) 132. sırada tamamladı.

Pogacar zirveyi bırakmadı

Fransa Bisiklet Turu’nda dün koşulan 8. etabı 4 saat 13 dakika 6 saniyelik derecesiyle Wout van Aert kazanmasına rağmen yarışı üçüncü sırada tamamlayan Slovan Tadej Pogacar genel klasmandaki liderliğini devam ettirdi

Yol bisikletinin en prestijli yarışı Fransa Bisiklet Turu’nun (Tour de France) sekizinci etabını, Jumbo-Visma takımından Belçikalı Wout van Aert kazanırken Sloven Tadej Pogacar genel klasman liderliğini sürdürdü.

Bu yıl 109’uncusu düzenlenen turda 27 yaşındaki Van Aert, Dole ile Lozan kentleri arasındaki 184 kilometrelik sekizinci etabı, 4 saat 13 dakika 6 saniyelik derecesiyle ilk sırada tamamladı.

Etapta, BikeExchange-Jayco takımından Avustralyalı Michael Matthews ikinci sırada yer alırken UAE Emirates takımının Sloven sporcusu Tadej Pogacar üçüncü oldu.

Turda 2020 ve 2021 yıllarında şampiyonluğa uzanan Pogacar, toplam 28 saat 56 dakika 16 saniyelik süresiyle genel klasman liderliğini sürdürdü.

Organizasyon, bugün Aigle ile Chatel kentleri arasındaki 183 kilometrelik dokuzuncu etapla devam edecek.

Tur 21 etap sonunda 24 Temmuz Pazar günü Fransa’nın başkenti Paris’te son bulacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.